Gezilecek Yerler, Kadıköy rehberi içinde gezilecek yerler odaklı içerikleri listeler.
7 mekan bulundu

Mekteb-i Tıbbiyye-i Şâhâne (Sağlık Bilimleri Üniversitesi) rnrnÜniversitemizin eğitim verdiği Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane Külliyesi, tıp eğitimi vermek üzere II. Abdülhamid Han tarafından yaptırılan ilk tıp okuludur. Yapımına 1894’te başlanmış ve 1903 yılında tamamlanmıştır. Binanın açılışı ise II. Abdülhamid’in doğum günü olan 6 Kasım 1903 Cuma günü gerçekleştirilmiştir.rnrn rnrnMekteb-i Tıbbiye-i Şahane adıyla eğitime başlanan binanın mimari tasarımı, dönemin önde gelen mimarlarından Alexandre Vallaury ve Raimondo D'Aronco'ya aittir. Bina Haydarpaşa Askeri Hastanesi ve Selimiye kışlası mimari tarzıyla uyum içinde, 80 bin metrekarelik arsa üzerinde inşa edilmiştir. Dört kenarı koridorlarla çevrili dikdörtgen bir iç avlusu ile 54 bin metrekarelik inşaat alanına sahiptir.rnrn rnrnMekteb-i Tıbbiye-i Şahane, 1903-1909 yılları arasında Askeri Tıp Mektebi iken bu tarihten sonra sivil tıp mektebi olarak da hizmet vermiştir. Bünyesinde cerrahhane de barındıran Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane, botanik bahçesi ve tıbbi bitkileri ile eczacı yetiştirilmesine de katkı sunmuştur. Baytar mektebi binanın hemen civarında kurulmuştur. Karşısında bulunan Haydarpaşa Asker Hastanesi, yeraltı tüneli ve raylı sistem ile Mektep binasıyla bağlantı sağlayarak öğrenciler için eğitim hastanesi olarak kullanılmıştır. Almanca, Fransızca ve Türkçe dillerinde eğitim verilen bu Tıp Mektebi’nden çok değerli siyasetçi ve bilim insanları yetişmiştir.rnrn rnrn1933 yılına kadar tıbbiye olarak hizmet veren Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane, 1933-1983 yılları arasında Haydarpaşa Lisesi olarak eğitim vermiştir. 1983 yılında ise Marmara Üniversitesi’ne tahsis edilerek içerisinde Tıp Fakültesinin de bulunduğu eğitim külliyesi olarak hizmet vermiştir.rnrn rnrnMarmara Üniversitesi adına tahsisli olan Haydarpaşa Külliyesi, 15 Nisan 2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 27.03.2015 tarih ve 6639 sayılı Kanun gereğince sağlık temalı olarak kurulan ilk ve tek devlet üniversitesi olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne Mekteb-i Tıbbiyye-i Şâhâne adıyla hizmet vermek üzere tahsis edilmiştir.rnrn rnrnÜniversitemiz, Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane Külliyesinde, 2016 – 2017 Eğitim Öğretim döneminde; Tıp Fakültesi, Hemşirelik Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ve Sağlık Bilimleri Enstitüsü ilk öğrencilerini alarak eğitimlerine başlamıştır. Diş Fakültesi, Eczacılık Fakültesi ve Yaşam Bilimleri Fakültesi önümüzdeki dönem öğrenci alımına başlayacaktır.rnrn15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrasında Gülhane Tıp Akademisi (GATA), 669 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Üniversitemize devredilmiş olup eğitim faaliyetlerine ara verilmeden ve aksatılmadan devam edilmiştir. Gülhane Külliyesinde, Gülhane Tıp Fakültesi, Gülhane Hemşirelik Yüksekokulu, Gülhane Sağlık Meslek Yüksekokulu ve Gülhane Sağlık Bilimleri Enstitüsü ile eğitim vermeye devam etmektedir. Gülhane Diş Fakültesi önümüzdeki dönem öğrenci alımına başlayacaktır.rnrnÜniversitemiz, yurtdışında eğitim faaliyeti vermeye yetkili tek devlet üniversitesidir. Aynı zamanda yurtdışı eğitim dili Türkçe olan tek üniversite olma özelliğini de taşıyarak ülkemizi yurtdışında gururla temsil etmektedir.rnrn

Haydarpaşa İngiliz Mezarlığı, İstanbul'un Anadolu yakasında, Üsküdar ve Kadıköy arasındaki Haydarpaşa semtinde yer alan İngiliz askerî kabristanıdır.rnrnİlk olarak 1854-1856 yılları arasında Kırım Savaşı'na katılarak savaşta yaşamını yitiren İngiliz askerlerinin gömülmesi için devet eliyle tahsis edilen mezarlık, o dönemde Osmanlı İmparatorluğu'nun müttefiği olan İngiltere'nin hizmetine verilen Askerî Hastane'nin hemen yanında bulunmaktadır.rnrnKırım Savaşı'nda ölen askerlerin yanı sıra, mezarlıkta Birinci ve İkinci Dünya savaşlarında çeşitli nedenlerle yaşamını yitiren İngiliz vatandaşı asker ve siviller de gömülüdür.

Osmangazi İlkokulu rnrnOkulumuz, TCDD Haydarpaşa Garı’nı yapan Alman şirketinin( Anadolu Demiryolları ) mühendis ve işçi çocuklarının eğitimi için Haydarpaşa’daki yeni okul yapısı tamamlanarak, gerek öğretmenler gerekse personeli lojmana kavuşmuştur.rnrnİlk açıldığında 48 öğrenci okula başvurur. Anadolu Demiryolları okul yapısı için arsa tahsis etmiş ve inşaatını üstlenmiştir.Yapıldığı dönemde mülkiyeti Anadolu Demiryolu Müdürü Edouard Huguen’in üzerinedir. 134 000 Mark harcanarak inşa edilen yapının finansmanında Alman endüstrisinin yanı sıra Tünel’deki Alman Okulu’nda da hizmetleri bulunan Wülfing ve Otto Kapp’ın katkıları büyüktür.Tünel’deki Okulun ek yapısında olduğu gibi, Mimar Schwatlo(w) okul projelerini bedelsiz üstlenmiştir.rnrnOkulumuz,Alman İmparatoriçe’sinin yaş gününe rastlatılarak Büyükelçi’nin katılımıyla 22 Ekim 1903 tarihinde açılmıştır.Okulun ilk açılışında 4 sınıflı temel eğitim ile anaokulunun yanı sıra, 4 öğretmen için lojman ve servis birimleri bulunur.2 asli öğretmen ile birlikte; elişi / beden eğitimi dersleri için 1 yardımcı öğretmen, 1 Türkçe Öğretmeni ve 1 Anaokulu Öğretmeni görev yapmıştır.rnrn1918 yılında 1. Dünya Savaşının bitmesiyle mağlup taraflardan biri olan Almanların ülkemizi terk etmesiyle okulumuz Osmanlı-İngiliz mektebi olmuştur. Ancak 1935 yılında diğer tüm yabancı okullar gibi okulumuz da Türklere bırakılmıştır.rnrnMaarif Vekâletinin Almanlardan 35.000 TL. karşılığı satın aldığı okulumuz, paralı olduğu için ilk Türk Koleji unvanı ile eğitimine devam etmiştir. Bu kolejin ilk müdürü Hukukçu Ahmet Bey’dir. Hesap-Hendese (Matematik) Öğretmeni İsmail Hakkı Bey, Tabiat Bilgisi Öğretmeni Kuşçu Yusuf Bey, Musiki Öğretmeni Zeki Bey okulumuzun geçmişteki önde gelen öğretmenleridir.rnrnOkulumuz eğitim verdiği süre içinde gerek Türk ve gerekse Alman birçok önemli şahsiyet yetiştirmiştir. Bunlardan İstanbul Üniversitesi’nden 3, Dil-Tarih-Coğrafya Fakültesi’nden 2 ordinaryüs profesör, 2 Alman bilim insanı ve yaşlı bir Alman bayan mühendis 1970-1980 yılları arasında okulumuzu ziyaret etmiş ve hatıralarını tazelemiştir. 1940 yılında normal ilkokul statüsüne geçen okulumuz 11. Okul adını almış, 1950 yılında ise Osmangazi İlkokulu adını almıştır. 1997 yılında sekiz yıllık Temel Eğitim Kanununun çıkmasıyla da Osmangazi İlköğretim Okulu, 2013 tarihinde 4+4+4 Eğitim sistemine geçilmesi sonucunda ise Osmangazi İlkokulu adını almış olup halen eğitime devam etmektedir.

Ayrılıkçeşme Ziyaettin Efendi Köşkü rnrnİstanbul Boğazı’nın Anadolu yakasında Kadıköy Ayrılık Çeşme mahallesinde Çeşmenin karşısında Sultan V.Mehmet Reşat’ın oğlu Şehzade Ziyaettin Efendi tarafından inşa edilmiştir. İstanbul’daki köşkler arasında ebat olarak en büyüklerinden biridir. Kesin inşa tarihi belli değildir. Şehzade Mehmet Ziyaettin Efendi ( 1873 – 1938 ) Osmanlı padişahı ve halifesi Sultan V. Mehmet Reşat'ın büyük oğludur. Annesi Kamres Başkadınefendi’dir. Şehzade olmasının yanı sıra bir doktor ve müzisyendir. Türkiye'nin ilk tıp fakültesi olan Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane'den mezun oldu ve deri hastalıkları dermatoloji üzerine ihtisas yaptı. Bestekar ve iyi kanuni idi. İki Şedaraban şarkısı bilinmektedir. Devrinin pek çok müzisyenini himaye etmiştir ki bunların içinde yakın dostu olan büyük dahi Tanburi Cemil Bey de vardı. Ancak Mehmet Ziyaettin Efendi son derece mütevazi idi ve herhangi bir vatandaştan farksız olarak rahatlıkla halk arasında dolaşmıştır. Saray fasıl heyetinin düzenlediği konserlerde de kanun çalmıştır. Haydarpaşa'daki mükellef sarayında, kalabalık ailesi ve maiyeti ile yaşamış, himaye ettiği müzisyenlerin katıldığı sanat toplantıları düzenlemiştir. Türkiye'yi terkinde ikinci veliaht mevkisinde bulunuyordu. Sürgünde bulunduğu İskenderiye'de vefat etmiş ve orada defnedilmiştir. Kahire'de Hıdiv Tevfik Türbesi'ne nakledilmiştir.rnrnŞu an apartmanlar arasında sıkışıp kalmış olan yapı, iki binadan oluşan harem kısmıdır. Selamlık ve yaveran daireleri bir yangın sonuçu yok edilmiştir. Oldukça geniş bir arazisi olan köşkün ahırları, mutfak binası, personel binaları ve su kuyuları günümüze gelememiştir. Yapı giriş katındaki kagir kat dışında üç katlı ahşap bir yapıdır. Otuz iki odası olan köşkün giriş katındaki sekiz odası hizmetçilere aitti. Birinci katta iki, en üst katta dört hamam vardır. Birinci katta büyük bir salon altı oda, ikinci katta büyük bir salon ve üçüncü katta yatak odaları bulunmaktadır. Tıp doktoru olan ve kedileri çok seven Ziyaettin Efendi, hiç doktorluk yapmamış, bunun yerine müzikle ilgilenmiş ve beste yapmayı tercih etmiştir. Sekiz çocuğu olan Ziyaettin Efendi ilk dönemlerde sadece bu köşkü sadece yazları kullanmıştır. Kışları ailece Dolmabahçe sarayında geçirmiştir. Sultan V.Mehmet Reşat’ın vefatından sonra bu köşke tam manasıyla yerleşmiştir. Kışları geçirmek için köşke sobalar yerleştirilmiş, jeneratörler kurulmuş ve kuyular açılmıştır. 1924 yılında ülkesini terk etmek zorunda kalmıştır. Köşkün güncel fotoğrafları Özgül Karadeniz tarafından çekilmiştir.

Ayia Efimia Rum Ortodoks Kilisesi rnrnKadıköy Çarşısı'nın küçük meydanında yer alan kilisedir. Efimia, döneminde pagan tanrılarına tapılmasına uymayıp Hıristiyanlığı seçmiş birisiydi. Bu direnci sebebiyle de 305 yılında işkencelere maruz bırakılıp öldürüldü. Daha sonra ailesi onun naaşını Kalkedon yani Kadıköy’ün dışında bir mezara gömerler. Hıristiyanlık Bizans'da imparator I.Constantinus (324-337) zamanında resmen tanındığında mezarının bulunduğu yere ailesi bir martirion yaptırırlar, daha sonra 451'de toplanan ekümenik konsulünde "ortodoks aleminin koruyucusu" ilan edilir ve ölüm tarihi olan 16 Eylül "yortu günü" olarak kabul edilir, o tarihten itibaren de her yıl yortu kutlamaları yapılır.

Kadıköy- Acıbadem yolu üzerinde Köftünün Sokağı’nın başında bulunan bu çeşme kesme taştan yapılmıştır. Üslûp bakımından bir hususiyet arz etmemektedir. Ayna taşı bozulmuş teknesi ve sedleri toprak altında kalmış olan çeşme resterasyonu yapılmıştır. Yukarısında ince bir pervaz üzerinde bir alınlık bulunmaktadır. Bu alınlığın iki yanında birer güneş motifi, ortasında tuğrası kazınarak silinmiş bir madalyon, onun üzerinde de taç şeklinde açılmış bir tavuş kuyruğu vardır.rnrnKitabe şöyledir:rnrn rnrn“ Hazret-i Abdülmecid Han’ı meâli-menkubetrnrn“Âli Osman Han-ı Gazi’nin o şehdir ekremi”rnrn“Yani kim Darüssaade Ağası Tayfur Ağa”rnrn“ Ol veliy-yün ni’metin mesrûr-üşad hürremi”rnrn“ Sermusahib ma’nevi oğlu besim Ağa ile”rnrn“ Kıldılar bünyad bu nev çeşme-i müstahkemi”rnrn“Hak veli-ni’meti nusratla kılsun dâima”rnrn“ Hızr-ü İskender gibi âb-ı hayatın mahremi”rnrn“ Tarihin bende Nazif cevher ididm anber gibi”rnrn“ Kıldı irva yok- kadem baba oğul bu zemzemi”rnrn(1260)rnrnBu kitabeden de anlaşıldığı üzere çeşmeyi Darüssaade Ağası Tayfur Ağa, Sermsahib bulunan manevî oğlu Besim Ağa ile birlikte yaptırmıştır.

Ragıp Paşa Köşkü rnrnCaddebostan’da Cemil Topuzlu Caddesi’nde yer alır. Mabeynci Ragıp Paşa tarafından yaptırılan köşkün mimarı, Sirkeci Garı’nın da mimarı olan Prusyalı August Carl Friedrich Jasmund’dur. 1906 tarihli köşk, büyük bir koruluk içinde yer almaktadır.rnrnYıldız Sarayı’nın güvenilir bir mensubu olan Ragıp Paşa, devlet memuriyeti yanında ticaretle de uğraşmış; Beyoğlu’nda birbirine yakın Anadolu, Rumeli, Afrika hanlarını yaptırmış, Umurca Rakı Fabrikası’nı kurmuştur. 1908 Meşrutiyeti’nden sonra padişahın Selanik’te Alatini Köşkü’ne gönderilmesini takiben Rodos’a sürgün edilmiş, orada hastalanarak mide kanserine yakalanmıştır. Tedavi için İsviçre’ye giden paşa, dönüşte çok yaşamamış, 1920 yılında bu köşk içinde vefat etmiştir.rnrnPaşa’nın ölümünden sonra yapı önce avukat İbrahim Ali Bey’e, daha sonra Sait Çiftçi’ye satılmıştır. Bir süre Yat Kulübü olarak kullanılan köşk, 1. Dünya Savaşı yıllarında ise ordu tarafından İhtiyat Zabit Okulu ve hastane olarak hizmet vermiştir...